spot_img

ÖÇ ALIŞVERİŞİ EKONOMİYİ KURTARACAK MI?

Bir an önce sosyalleşmeyi, özgürleşmeyi, dışarı çıkmayı bekleyen tüketiciler, alışveriş merkezlerine, mağazalara akın edecek mi? Pandemi ile değişen alışveriş alışkanlıkları eski haline dönecek mi? Öç alışverişleri dönemsel mi yoksa ekonomiyi toparlayacak boyutlara ulaşacak mı? Peki, yeni norm dediğimiz döneme hem değişen alışveriş alışkanlıkları, hem de yeni hassasiyet kapsamında perakende sektörü hazır mı?

Çin’de ortaya çıkan “Öç alışverişi” kavramı, Pandemi döneminde bir cankurtaran olarak e-ticaret, perakende, giyim, gıda, ev ürünleri, elektronik sektörlerinin imdadına koştu. Instagram üzerinden alışverişler, topluluk yönetimi üzerinden kurulan satışların artışı belli sektörleri hareketli tuttu. Evcil hayvanlara evde bakım, adrese mama, butik ve geleneksel ürün satışları, küçük işletmelerin eve servise hızla dönmesi ile nispeten hareketli günler yaşandı.

Çin’de birçok bakımdan iş ve yaşam yeniden başlamış olsa da, alışveriş verileri insanların yeni normale uyum sağlamak amacıyla alışveriş yaptığını gösteriyor. İşte birkaç örnek: Kamusal alanlarda zorunlu maske kullanımıyla birlikte, ruj ve diğer yüz bakım ürünlerinin satışları düşerken, gözle ilgili makyaj ürünlerinin kategori satışlarının oranı arttı; anneler, uzun vadede yeterli miktarda ithal malzemeye sahip olmalarını sağlamak için büyük miktarlarda süt tozu ve bebek bezi almaya devam ediyor ve bisikletler ve elektrikli motosikletler, COVID sonrası pazarda patlayıcı bir büyüme yaşadılar.

Aynı trend sadece Çin’de kalmadı, Amerika, Avrupa ve Türkiye’de de hissedildi. Mobilyadan, gıdaya, tekstilden elektroniğe kadar pek çok sektör e-ticaret yatırımlarının artması ile Türkiye’de de direkten döndü.

E-TİCARETTEKİ BÜYÜME DEVAM EDECEK! YENİ GİRİŞİMCİLİK HİKÂYELERİ YEŞERECEK!

Platon haklıydı: zorunluluk gerçekten de icatların anasıdır. COVID-19 krizi sırasında, muazzam bir büyüme görülen alanlardan biri dijitalleşmedir; bu, çevrimiçi müşteri hizmetlerinden uzaktan çalışmaya, tedarik zincirinin yeniden icat edilmesine, yapay zeka (AI) kullanımına ve operasyonları iyileştirmek için makine öğrenimine kadar her şey anlamına gelir. Sağlık hizmetleri de önemli ölçüde değişti, tele-sağlık ve biyo-ilaç kendi alanlarında önemli adımlar attılar.

Krizler genellikle bir inovasyon dalgasına yol açar ve bir nesil girişimciyi yetiştirir. 2008-09 mali krizi sırasında, küçük işletme oluşumu azaldı ve 2001 ve 1990-91 durgunlukları sırasında sadece biraz yükseldi. Ancak bu sefer, gerçek bir yeni küçük işletme seli var. Yalnızca 2020’nin üçüncü çeyreğinde, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1,5 milyondan fazla yeni iş başvurusu yapıldı; bu rakam 2019’un aynı dönemine göre neredeyse iki katına çıktı. Fransa Ekim ayında 84.000 yeni iş oluşumunu gördü; Almanya da 2019’a kıyasla yeni işletmelerde artış gördü; Japonya ve İngiltere de aynı durumda…

Türkiye’de de küçük işletmeler özellikle gıda alanında hızla Pazar yerlerinde aktif olurken, kendi sistemlerini de kurarak, satışlarını desteklediler. Az maliyetle daha fazla kar elde ettiler. Esneklik ve çeviklik DNA’sında ilerleyen start-up’lar Pandemi döneminde başarı hikayeleri yazdılar.

Kriz çalışan beyaz yakalılara da cesaret verdi, 1500 kişi ile yaptığımız anket, büyüyen küçük işletmelere sahiplerine özenen beyaz yakalıların, en kısa zamanda kendi işlerini yapmak istediklerini ortaya çıkardı. Bu da bize büyüyen e-ticaret ekosisteminde yeni başarı öyküleri dinleyeceğimizi de hissettiriyor.

ANCAK EKONOMİNİN GERÇEK DURUMU İŞTEN ÇIKARMA YASAKLARINDAN SONRA BELİRGİNLEŞECEK…

Evde kalarak birikim yapan pek çok tüketici, kendini ödüllendirmek, iyi hissetmek ve yeniden özgür hissetmek için öç alışverişine yönelse de, belirsizliğin uzaması ve ekonomik istikrarsızlık, 2021 yılında gelirini öngöremeyen pek çok kişi için bütçe kontrolünü de beraberinde getirecektir. Altının bu derece düştüğü ancak talebin iştahsızlıkla ilerlemesi, bu bütçe kısıtlarının ve tedirginliğin de bir gösterisidir.

NE ALIRSANIZ ALIN, PANDEMİDEN İNTİKAM ALAMAZSINIZ!

Pek çok yurtdışı trendi içerisinde bu sene de öç alışverişinin sunacağı avantajlar konuşulsa da, farklı bir bakış açısı ile ilerleyen gruplar da mevcut. Geleceğin ekonomik belirsizliğine dair tüketicileri bilinçlendirmeye çalışan bu yaklaşımın savunucuları, ne yaparsak yapalım, ne kadar harcarsak harcayalım kaybettiğimiz 1 yılın geri gelmeyeceğini savunuyorlar. Aksine gelecek döneme daha güçlü hazırlanmak için ölçülü ve temkinli alışverişi öneriyorlar.

BAHARIN YAKLAŞTIĞI GÜNLERDE “ÖÇ ALIŞVERİŞİ” YENİDEN SEKTÖRLERE BİR UMUT GİBİ GELMEYE BAŞLADI…

Nisan ayı itibariyle belki de kontrollü şekilde sosyalleşmeye başlayacak olan tüketicilerin, yeniden öç alışverişine başlayacağına dair inanç yüksek. Son aylarda yaptığımız araştırmalar da bunu destekliyor. Özellikle moda, eğlence, alkollü içki, geleneksel gıda ürünleri, taze meyve sebze, kamp ürünleri, açık hava mobilyaları gibi ürünlerde 2021 yazı da hareketli geçecek gibi duruyor.

Evde pratik parçalarla toplantılara girmeye alışanlar için modanın da daha pratik, kullanım kolaylığı ve kombin imkanı sunan ürünlere yöneleceği, rahatlık, pratiklik trendinin modaya da yansıyacağı öngörülmektedir. Bunun yanı sıra sürdürülebilir moda kavramı 2021 ve sonrasında da önemli trendlerden bir tanesi olacaktır.

Sağlık ürünleri, gıda takviyeleri, vitaminler ve kişisel bakım harcamaları, tüketiciler için artık bir takıntı haline gelen “sağlıklı olma ihtiyacı” nedeniyle uzun süre daha bütçelerde yer alacak gibi duruyor.

Sağlıklı olma ihtiyacının, çevreye saygılı üretim ve marka aktivizminden de geçtiğine inanan tüketicilerin sayısı Pandemi döneminde oldukça yükselmiştir. Bu anlamda 2021 ve sonrasındaki dönemde markaların “daha iyi bir yaşamı” destekleyen projelerde daha fazla yer alması beklenmektedir.

Yaz için kısa seyahatler bütçede yer alırken, iş seyahatlerinin yüksek bütçelerinden online toplantılarla kurtulan şirketlerin, yeniden aynı oranda iş seyahatlerine bütçe ayırıp ayırmayacağı bir soru işaretidir.

Eylül ayına geldiğimizde genellikle hareketlenen “Okula dönüş alışverişleri” ise bu sene eskimeyen çantalar, beslenme çantaları, mataralar, ayakkabılar, kıyafetlerin yerini sadece kırtasiye alanında değerlendirilirken bu dönemde hedeflenen rakamlar tutturulamayabilir.

2019-2020 yılını “ savaş dönemi” gibi geçiren tüketiciler için, 2019 öncesi dönemde yaşadıkları “özgürlük, huzur, güven ve mutluluk hissini” yeniden kazanmaya ihtiyaçları var. Kontrollü sosyalleşme bir süre daha hayatlarda olacak gibi duruyor.

Bu anlamda hala tedirgin oldukları kapalı ortamlarda sosyalleşmelerin yerini “Açık hava AVM’leri, teraslı kafeler, açık hava alanı büyük mekânlar, sahillerde ve parklarda buluşmalar, tatil köyü yerine butik oteller, bungalovlar, kamp alanları, küçük koylarda zaman geçirmek ve karavanlar” alacak gibi duruyor.

Öç alışverişin ne kadar süreceğini ya da ne zaman biteceğini göreceğiz ama öngörümüz kısa süreceği ve tüketicilerin daha dikkatli, temkinli olacaklarını ve alırken kazandıran e-ticaret sitelerinden, Pazar yerlerine kadar geniş bir ekosistem içerisinde ilerleyeceklerini göstermektedir.

Önceki İçerikMine Şentürk
Sonraki İçerikSadık Sağol ”İktisat Evim”

Son Konular