spot_imgspot_img

Aslıhan Bakıcı

Öncelikle merhabalar, ismim Aslıhan Bakıcı. 1994 yılında Erzincan’da doğdum. Eğitim hayatımı Erzincan’da tamamladıktan sonra 2012 yılında İstanbul Medipol Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesini kazandım. Mezuniyetim sonrasında çeşitli konularda eğitim ve sertifika kurslarına katılarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Kuruluşundan itibaren Lavantin Diş Kliniğinde çalışıyorum.

Lavantin Diş Kliniğimiz, Şişli Merkez Mahallesi Halakargazi Caddesi üzerinde No:169 Kat:6 adresinde bulunmaktadır. Kliniğimizde hastalarımıza diş hekimliğinin tüm dallarında hizmet vermekteyiz. Bunlar ağız diş ve çene cerrahisi, protetik  diş tedavisi, ortodonti(tel tedavisi), pedodonti(çocuk diş hekimliği), endodonti(kanal tedavisi), oral diagnoz ve radyoloji, periodontoloji(dişeti hastalıkları ve tedavisi) ile konservatif diş hekimliği(estetik diş hekimliği) alanlarıdır.

Diş hekimliği birçok uzmanlık alanının bulunduğu, multidisipliner çalışma gerektiren bir bilim dalıdır. Kliniğimizde alanında uzman hekimlerimiz her bir hastamız için kendi uzmanlık dalları ile ilgili gerekli planlamaları yaparak, modern diş hekimliğinin sunduğu tüm teknolojik imkanlarla birlikte tedavilerini uygularlar. Kadromuzda çene cerrahisi, protetik diş tedavisi, endodonti, pedodonti, ortodonti ve periodontoloji alanlarında uzman hekimlerimiz bulunmaktadır.

Estetik gülüş tasarımı her hastanın estetik gereksinimine göre belirlenir. Bu nedenle yapılacak işlemler kişiye özeldir. Hastanın yaşı, cinsiyeti ve en önemlisi de beklentileri dikkate alınarak bu işlemleri belirlememiz gerekir. Öncelikle mevcut çürükler ve dişeti problemleri tedavi edilir. Tedavi edilemeyecek durumda olan dişler varsa çekilir. Gingivektomi adı verilen dişeti estetiği girişimleri, diş beyazlatma yöntemleri, diş eksikliklerinin implant ve protez uygulamaları ile tedavi edilmesi, porselen lamineler ve kaplamalar, zirkonyum kaplamalar ve ortodontik tedaviler estetik gülüş tasarımında en sık uyguladığımız yöntemlerdir. Bu işlemlerin çoğu bilgisayar destekli uygulamalar sayesinde dijitalize edilerek yüksek hassasiyetle yapılmaktadır.

İmplant tedavisi, eksik olan dişlerin yerine yapılan, çene kemiğinin içerisine yerleştirilen yapay diş kökleridir. Tedaviden önce çene yapısının implant tedavisine uygunluğu, panoramik röntgen ve çeşitli ileri görüntüleme yöntemlerinden elde edilen verilere bakılarak karar verilir. İmplant cerrahisi lokal anestezi altında ve tamamen ağrısız bir şekilde gerçekleştirilir. İmplantlar yerleştirildikten sonra hastamızda iyileşmeyi geciktirecek herhangi bir sistemik hastalık yoksa ortalama 3 ay kadar iyileşmesi için beklenir. Bu süreçte geçici dişler yapılarak hastalarımızın hem estetik hem de fonksiyonel süreçleri devam ettirilir. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra protez kısmının uygulanması aşamasına geçilir. Hastalarımız protez yapım sürecinde de ağrı duymadan estetik ve kalıcı protezlerine kavuşturulur.

Lavantin Diş Kliniğimizde 0-15 yaş grubuna ağız diş sağlığı yönünden gerekli tedavi girişimlerinde bulunmaktayız. Çocuk hastalarımıza uyguladığımız tedavilerde asıl amacımız süt dişleri ve kalıcı dişlerin sağlıklı olarak sürmesi ve korunmasıdır. Bu durum, çocuğun beslenmesi ve düzgün konuşabilmesi açısından oldukça önemlidir. Süt dişlerine, daimi dişlerde olduğu gibi dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi uygulamaları yapılabilmektedir. Ayrıca zamanından erken çekilmesi gereken süt dişleri bulunduğu zaman diş sürmelerini düzenlemek amacıyla yer tutucu uygulamaları da en sık yaptığımız işlemler arasındadır. Diş tedavilerinden endişe duyan çocuk hastalarımız için sedasyon(yarı baygın) ya da genel anestezi altında da tüm diş tedavileri yapılabilmektedir.

Toplumumuzda ağız diş sağlığı konusunda yanlış bilinen birçok bilgi bulunmaktadır. Bunlardan en sık rastladığımız yanlışlar şu şekildedir:

  1. Dişler ne kadar sert fırçalanırsa o kadar iyi temizlenir. Aslında dişlerin çok sert fırçalanması diş minesine zarar verir ve dişeti çekilmelerine sebep olur. Dişi koruyan ve vücudun en sert maddesi olan diş minesi aşınırsa, dişlerin daha çabuk çürümesine neden olabilir. Dişin iç tabakası olan dentin tabakasının açığa çıkması da diş hassasiyetine neden olabilir.
  2. Dişler fırçalanırken kanıyorsa, en iyisi dokunmamaktır. Oysa dişeti kanaması iltihabın belirtisidir. Diş fırçasının kılları aralara düzgün ulaşamadığı zaman ve dişler arasında bakteri ve plak biriktiği zaman kanama görülür. Diş aralarına diş ipi kullanılarak ulaşılabilir bu nedenle diş ipi kullanımı alışkanlık haline getirilmelidir. Diş ipi kullanımı alışkanlık haline getirilirse iltihaplanmanın dolayısıyla kanamanın da önüne geçilmiş olur.
  3. Genellikle hastalar dişeti sağlığını sadece ağız sağlığı ile ilişkili olduğunu düşünür. Fakat dişeti hastalığı bulunan bir kişinin yüksek tansiyon, diyabet gibi başka sistemik hastalıkları olabilir. Ağız içerisindeki rahatsızlıklar genel sağlığımızı etkileyebileceği gibi, vücutta bulunan başka rahatsızlıklar da ağız içerisinde belirtiler verebilir.
  4. Diş çürümesinin başlıca nedeni şekerdir. Bu yanlış bir bilgiden ziyade eksik bir bilgidir. Diş fırçalaması yapılmadığı taktirde mevcut şeker ile birlikte ağızda bulunan zararlı bakteriler dişlerimizin çürümesine neden olabilir.
  5. Diş ağrısı olmadığı sürece diş hekimine gitmek gereksizdir. Diş ağrısı olmasa da ağız ve diş hastalıklarının önlenmesi için yılda bir defa rutin diş muayenesi yapılmalıdır.
  6. Süt dişleri önemli değildir. Bu da yanlış bilinen bilgilerden bir tanesidir. Süt dişleri geçici gibi gözükse de kalıcı dişlerin sürmesine rehberlik ederler. Erken düştükleri zaman alttan gelen kalıcı dişlerin çapraşık olarak çıkmasına neden olabilirler. İhmal edilen süt diş çürükleri enfeksiyona neden olarak alttaki kalıcı dişlerde de enfeksiyona sebep olabilirler.
  7. Dişlerin gözle görülür şekilde çapraşık ve düzensiz olduğu durumlarda, alt veya üst çenenin normalden ileride veya geride olduğu durumlarda, parmak emme, dudak ısırma, dil itimi gibi yanlış alışkanlıkların devam ettiği durumlarda, ağızdan solunum, erken veya geç diş kayıpları, dişlerin kapanışta birbirine temas etmemesi durumlarında ortodonti bölümüne başvurulması gerekir. Aktif ortodontik tedavi 1 ile 4 sene arası sürebilirken, ortalama 2 senede bitmektedir. Bireyin biyolojik yapısına göre tedaviye cevap hızlı veya geç olabilir. Diş telleri diş yüzeyine takıldıktan 2-3 ay sonra hafif şekilde hareketlenmeye başlar. Tedavi bitimine kadar süren bu küçük hareketlerle dişler olması gereken ideal konumlarına yerleştirilirler.
  8. Profesyonel olarak uyguladığımız beyazlatma uygulamaları klinik ortamında yapılmaktadır. Hastalarımıza yılda bir kez bu işlemin tekrar yaptırılmasını önermekteyiz. Ağrısız ve sonuçları hastalarımızı çok mutlu eden uygulamalardır. İşlem sonrasında bir hafta süreyle renkli gıdaların tüketiminden uzak durmak, soğuk ve sıcak besinleri dikkatli tüketmek gerekmektedir. Diş beyazlatma işlemi diş taşı temizliği yapılmış ve sağlıklı dişeti bulunan hastalarımıza uygulanabilmektedir. Bu işlemin etkili olabilmesi için dişetlerinde kanama, dişlerde leke ve diştaşları bulunmamalıdır.
  9. Ağız ve dişlerimizin vücudun ayrılmaz bir bütünüdür. Bu sebeple yılda 2 kez rutin diş hekimi muayenelerine gelmelerini, ağızlarında herhangi bir değişiklik olduğunda uzman bir diş hekimine başvurmalarını öneririm. Herkese sağlıklı gülüşler dilerim.

İnternet Adresimiz:        www.lavantindentalclinic.com

İletişim Numaramız:       0552 756 29 00

Son Konular