spot_img

Elvan Özel

Öncelikle sizi biraz tanıyalım. Elvan ÖZEL kimdir?

1984 Kırıkkale doğumluyum. Uludağ Üniversitesi psikoloji mezunuyum.  Mesleğimle ilgili birçok konuda aldığım eğitimlerle kişisel gelişimimi sürdürmeye devam ediyorum. Psikologlara bazen ‘Sizin de psikolojiniz bozuluyor mu, siz ne yapıyorsunuz?’ gibi sorular sorulabiliyor. Ben günlük streslerden uzaklaşmak, iç sesimi dinlemek, zihnimden ve kalbimden geçenleri dışa aktarmak, mutluluklarımı pekiştirmek, ruhumu zinde tutmak ve bir anne olarak geleceğimiz olan kıymetli evlatlarımıza iyi bir rol model olarak sanatın toplumumuzda yaşamın kalıcı bir parçası olmasına bir nebzede olsa katkı sağlamak için resim yapıyorum. Boş durmayı sevmeyen hareketli bir yapım var. Yeni bir şeyler denemeyi, üretmeyi ve yaşamayı seviyorum. Hayatın sorunlarına rağmen keyif alacak, dinlenecek, durup düşünecek anlar yaratmanın önemini savunuyorum. Bu anların güçlenip zorluklarla daha iyi mücadele etmeye yardımcı olduğu gerçeği yadsınamaz bir gerçek. Yaşamın bir parçası olan bu zorluklarla baş edilmediğinde fizyolojik ve psikolojik sağlık sorunları yaşanabilir. Sanat yaşanan sağlık sorunlarında iyileştirici bir güce sahiptir. Sanatın gücü sadece iyileştirmekle sınırlı değildir, var olan iyilik halinin korunmasında da etkilidir. Ben de resim yaparak kendimi ve duygularımı ifade ediyorum ve psikolojik dayanıklılığımın artmasına katkı sağlıyorum.

Uzun süredir resim yapıyorsunuz. Resme olan ilginizi ilk ne zaman ve nasıl keşfettiniz? Çıktığınız sanat yolculuğunun hikâyesini dinlemek isteriz.

Resme olan ilgimi şimdi geriye dönüp baktığımda daha iyi anlıyorum. Henüz ortaokul yıllarında boş vakitlerimde veya canım sıkıldığında bazen bir vesikalık fotoğrafımı, bazen bir nesneyi çizdiğimi hatırlıyorum. Meslek hayatıma başladıktan sonra boyaların ve tuvalin cazibesine kapılıp yaklaşık 10 yıl önce yağlı boya ile resim yapmaya başladım. Oğlum dünyaya geldiğinde önceliklerim değişti, bir süre resme ara verdim. Sonra kısa zamanlarda bir eser ortaya çıkarmak adına araştırma yaparken Pouring Effect tekniğiyle tanıştım. Spontane sonuçlar ortaya çıkaran bu tekniği uzun süre kullandım. Bir yandan da yenilik arayışım ve öğrenme hevesimle soyut teknikte çalışmalar yapmaya başladım. Şuanda da akrilik boya kullanarak soyut resim yapmaya devam ediyorum.

Sanatın iyileştirici gücü olduğuna inandığınızı söylemiştiniz. Resim yapmak sizin için başka neleri ifade ediyor?

İnsanların yaşamlarında zorlandığı süreçler, aşamadığı sorunlar olabilir. Bu konuda çok farklı şekillerde destek alınabilir. Sanatın fiziksel ve ruhsal iyiliğe yol açtığından bahsetmiştim bu görüşü kanıtlayan binlerce araştırma örneği var. Bir sanat dalıyla uğraşmak daha az kötümser ve daha fazla güçlü olmak adına uygulanabilecek etkin yöntemler arasındadır. Bu etkin yöntemden faydalanmak da bize kalmış bir seçenektir. Oturup sızlanmak yerine hayatımızın sorumluluğunu üstlenip, harekete geçmek ve adım atmak gerekir ki bir şeyler düzelsin, düzelmiyorsa da üstesinden gelebilecek gücü kendimizde bulabilelim.

Çözüm odaklı bir etkinlik olmasının yanı sıra insanlar bir sanat dalıyla uğraşarak yaşam kalitelerini arttırmayı da tercih edebilir. Bu uğraşı ne olursa olsun ortaya çıkan eserden çok yaşanan süreç dikkati odaklamayı, anı yaşamayı ve anın tadını çıkarmayı sağlar. Geçmişin keşkelerinden ve geleceğin kaygısından sıyrılıp o anda iç dünyamızı ortaya koymamızı sağlar. Resim yaparak sözcüklere dökemediğimiz duygularımızı ifade edebilir, yaşanan güzelliklere şekil vermek adına bir aktarım aracı olarak kullanabiliriz. Çizmeyi düşündüğümüz bir nesneyi ya da canlıyı her açıdan detaylarıyla inceleyebilir, bakmanın ötesinde görmemizi geliştirebiliriz.

Yaptığınız tablolar gayet yaratıcı ve insanlar tarafından oldukça ilgi görüyor. Böyle başarılı bir sanatçının ilham kaynağı merakımızı uyandırıyor. Eserinizi yapmadan önce etkilendiğiniz durumları ve anları bizimle paylaşabilir misiniz?

Öncelikle teşekkür ediyorum. Benim ilham kaynağım hayatın ta kendisi. Bazen gördüğüm etkilendiğim bir manzara, kuşların cıvıltısı, doğanın huzuru, baharın kokusu, kışın serinliği, derin bir mavi, belki yıldızlı bir gece ve dolunay… Bazen çalan bir şarkı, yaşanan güzel anılar, umutla kurulan hayaller veya yoğun yaşadığım bir duygu, aslında yaşama dair her şey etkilenip renklere karışmamı sağlayabiliyor. Resim yapmak benim için bir tutku. Boş bir tuvali karşıma alıp dakikalarca üzerinde düşünmek, hayalimde fırça ya da spatula darbeleriyle resme şekil vermek benim için büyük bir keyif. Resimlerimde metalik boya ya da yaprak varak kullanmayı çok seviyorum. Bana karanlığın içindeki umudu, kötülüklerin içindeki iyi yanları, krizlerden çıkarılabilecek fırsatları hatırlatıyor. Hayatımda karamsarlığa yer yok haliyle resimlerimde de bu duyguyu yansıtmaya çalışıyorum.

İlerleyen dönemlerde sergi açmak gibi bir planınız var mı? Gelecekteki projelerinizi dinlemek isteriz.

Şimdiye kadar karma sergilere katıldım kişisel sergi açmak da tabi ki ilerleyen dönemlerde ortaya koymak istediğim çalışmalardan bir tanesi ancak burada ki temel önceliğim Milli Mücadele döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında birçok kadının resimle ve sanatla tanışmasını sağlayarak bu noktada öncü kadın ressamlarımızdan birisi olan Mihri Müşfik Hanım’ın vizyonu ile hareket ederek dezavantajlı çocuklarımızla ve kadınlarımızla birlikte çalışmak onların hayalleri, umutları, heyecanları tuvalde renklerle can bulurken yüzlerinde ki tebessüm ve gözlerinde ki yaşam sevinci olabilmektir.  Sanatla hayatlarına dokunarak, birlikte çıkacağımız bu anlamlı yolculukta zaman zaman birbirinden farklı istasyonlarda mola verip ortaya koyduğumuz eserleri sergileyerek mümkün olduğunca fazla insana ulaşmak istiyorum. Çünkü sanat mutluluk misali paylaşıldıkça çoğalan büyüyen değer kazanan dinamik bir olgudur. Burada temel mesele sadece hayal etmek değil hayallerimizde yedi bölge dört iklim tüm mümkünlerin kıyısında olabilmektir diye düşünüyorum.

Sergi planları haricinde son zamanlarda gelen talepler doğrultusunda workshoplar düzenliyorum. Bana katılan arkadaşlarla keyifle resim yapıyor, harika vakit geçiriyoruz. Daha önce hiç resim yapmadım kaygısıyla gelenler oluyor ama sonunda ortaya çıkan çalışmalar herkesi memnun ediyor. Bu deneyimlerimin gelecek hayallerimi gerçekleştirmem noktasında çok faydası olacağını düşünüyorum.

Son olarak okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Hayal kurun, isteyin ve harekete geçin. Hayatın her alanı için geçerli bir öneri bence. Sadece hayalini kurmak sizi sadece bir süreliğine mutlu eder. İstediğiniz bir hayatı yaşamak için, kurduğunuz hayale nasıl ulaşacağınıza dair planlar yapmalısınız. Bu planları adım adım uygulayabilmek için de motivasyonunuz yüksek olmalı veya süreç boyunca bunu koruyabilmelisiniz. Çünkü, harekete geçmeden güzellikler ayağınıza maalesef gelmeyecektir.

Hayallerimiz konusunda harekete geçmek en önemli konulardan bir tanesi. Günlük hayatımda sosyal çevremdeki kişilerle konuşurken resim yapma konusunda genelde “hep yapmak istemişimdir, ama hiç cesaret edemedim” diyenleri duyuyorum. Belki şu an bu satırları okurken aynı duygu ve bakış açısına sahip okurlar da olacaktır. Ruhunun bir köşesinde sanata sempati ile bakan yaklaşan ve sanatı hayatının bir parçası olarak görüp yaşamak isteyen herkese şunu ifade etmek istiyorum.

Yüreğinizin dehlizlerinde duyacağınız sessiz bir çığlıkta, zaman köpük köpük erirken, gökkuşağınızın altından geçme sevinciniz yüreğinizde belirdiğinde ihtiyacınız olan tek şey bir tuval, bir fırça ve ayakları yere basan hayalleriniz olacaktır.Saygılarımla.

Önceki İçerikİlkin Orkun Baykal
Sonraki İçerikBerna Türköver

Son Konular