spot_img

Onur dursun

1. Kısaca kendinizden bahseder misiniz? İzmir’de büyümek kariyerinizi nasıl etkiledi?

1: Adım Onur Dursun, 25 yaşındayım. 11 Şubat 1999 tarihinde İzmir’de doğdum. Ambulans servisinde paramedik olarak çalışıyorum. Eskiden profesyonel sokak dövüşü ile uğraşıyordum. Aynı zamanda Harvard Üniversitesi’nde sağlık politikası okuyorum. Sosyal medyada takipçilerime yemek tarifleri içerikleri paylaşıyorum ve yetiştirme yurtlarındaki çocuklar için sosyal medyada yürütülen bir kampanyada yer alıyorum. Şu an 61 çocuğum var, aslında saymıyorum, bereketi kaçmasın ????????. İzmir, tarihi ve kültürel bir şehir; bu, çeşitli milletlerden insanlarla tanışmama bayağı etki eden bir faktör oldu. Her ne kadar çekimler için bazen İstanbul’da olsam da, dönüp dolaşıp geliyorum; kürkçü dükkanı benim için.

2. Farklı alanlarda faaliyet göstermek zor oluyor mu? Bunları nasıl dengeliyorsunuz?

2: Farklı alanlarda faaliyet göstermek bazen yorucu oluyor fakat her alan için farklı bir kişiliğim var diyelim. Her alanda başka bir Onur’la tanışıyor insanlar. Ama pozitif olunca gereken denge sağlanıyor; bütün iş pozitif olmakta.

3. MasterChef yarışmasına katılma süreciniz nasıl oldu? Bu deneyim size neler kattı?

3: MasterChef Türkiye’ye katılma sürecim şöyle oldu: Her yarışmaya başvururum genelde, bir de buna başvurayım dedim. Mucize eseri gibi zorlu elemeleri geçip ana kadroya girdim. Tabii annemin de çok büyük desteği oldu. Bir gecede bambaşka bir hayatım oldu. Artık sokakta insanların peşinden koştuğu, AVM’lerde fotoğraf çekilmek için birbirini ezdiği birisi oldum. İnsanlar sokakta çevirip yemek tarifi soruyor, arkamdan “düdük makarnacı” diye sesleniyorlar. Telefonda eşime beş merhaba der misin veya bir doğum günü için video kaydı atmamı istiyorlar.

4. MasterChefte yarıştığınız dönemde unutamadığınız bir anınız var mı?

4: Yarışma döneminde unutmadığım anılardan birisi, Darülaceze’de yemek yaptığımız sırada Danilo şefimizin üstüne çorba sıçratmak olabilir; hala videosu durur. Bir de elendiğim gece Mehmet Şef’in “Senin İstanbul’da bir abin var” diye sarılması da unutulmazlar arasında.

5. Yemekteyiz programına katılmanızın ardından nasıl tepkiler aldınız?

5: Yemekteyiz’e katılmamın ardından bir deprem felaketi yaşadık. Ülkecek deprem felaketi sonrası herkesi güldürdüğüm için, çoğu depremzede olmak üzere, epey teşekkür ve tebrik mesajı aldım.

6. Her iki program arasında sizin için en belirgin farklar nelerdi?

6: İki program arasındaki fark, birinde 4 rakibin var ama eğlence serbest; istediğin yemeği yapma serbestliği var. Diğerinde ise süre, 3 tane usta şef ve 20’ye yakın rakip var. Yemekler zorlayıcı, bazen adını bile duymuyoruz.

7. Sağlık görevlisi olarak çalışmak size ne anlam ifade ediyor?

7: Paramedikler, hastane öncesi acil durumlarda hastaya ilk ulaşan, müdahale eden ve durumu o an toplayan kişilerdir. Biz buna stabilizasyon diyoruz. Bunu sağlayıp hastayı en uygun sağlık kuruluşuna nakleden kişi ve kişilerdir. İnsanların zor anında yardımına koşan, umutlarına ve beklentilerine cevap veren kişi olmak tarif edilemez bir his.

8. İddialı bir aşçı olduğunuzu dile getirmiştiniz. Aşçılık tutkunuz nasıl başladı?

8: Aşçılık tutkum, küçükken tencere, tava ve çaydanlıkla oynamamla başladı diyebiliriz. Sonrasında ilgi duymaya ve kurslara katılmaya başladım. Yarışma programı ve tarif videolarıyla bunu destekledim.

9. Yemeklerinizi sosyal medyada paylaşma fikri nasıl doğdu? Takipçilerinizden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

9: Sosyal medyada beni destekleyen takip edenlere kendi özel tariflerimi sunmak istedim. Sonuç olarak, tarifi deneyen ve mesaj atanlar oldu. Hatta bazıları eşine yemek pişirmeden önce tarif sormak için bile yazdı.

10. Sosyal medya üzerinden aldığınız en ilginç veya en ilham verici yorum neydi?

10: Buddy Valastro isimli İtalyan pasta şefine çok benzetenler oldu. Bir de başka şehirlerden davetler aldım; insanlar evlerini açtı sağ olsun.

11. Oyunculuğa nasıl başladınız? Bu alandaki ilk deneyiminiz nasıldı?

11: Oyunculuk anaokulunda yıl sonu gösterisi için “sarhoş koca” oyunu ve “imam bayıldı” skecinde imamı oynamakla başladı. İlkokulda ise tiyatro kulübüne öğretmenimin beni yazmasıyla başladı. Sonrasında TV yarışmaları derken kendimi aniden ekranda buldum.

12. Hem sağlık görevlisi, hem aşçı, hem de oyuncu olmak arasında bir tercih yapmanız gerekse hangisini seçerdiniz ve neden?

12: Oyunculuk veya paramediklik arasında kalacağım kesin, ama paramediklerin hikayesinin anlatıldığı bir dizide paramedik rolü almak isterdim. İki tarafın da gönlü olsun ????.

13. Oyunculukta kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

13: Oyunculuk eğitimine hazırlanıyorum. Ayrıca bazı rollere çalışıyorum. Sonuçta hayat bir dizi ve herkes kendi hayatının başrolünde.

14. Gelecekte kariyerinizde ne gibi hedefleriniz var? Yeni projeleriniz var mı?

14: Gelecekte bir Survivor’a katılma planım var. Abim Ahmet Dursun’un bazı olumsuzluklar sebebiyle alamadığı şampiyonluğu almak istiyorum. Kısmetse gelecek sezon bir Dursun şampiyon olacak.

15. Sağlık, aşçılık ve oyunculuk alanlarında hayranlarınıza ve takipçilerinize vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

15: Belki bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar. Hayallerinize sıkı sıkı sarılın. Gerekirse doğru bildiğiniz yolda tek yürüyün. Başarıya ulaşırsınız, korkmayın. Her şey hayalden başlar; bunun temelinde inanç yatar. İnanırsanız başarırsınız.

Önceki İçerik

Related Articles

Stay Connected

0BeğenenlerBeğen
3,913TakipçilerTakip Et
0AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Latest Articles